YARINLARIMIZ İÇİN

yARInlarımız için…
Bal arıları milyonlarca yıldır bitkilerin tozlaşmasına ve biyolojik çeşitliliğe katkı sağlaması yanında besin değeri çok yüksek olan bal üretmektedirler. Zaman zaman doğal düşmanlarının baskısı yaşam alanlarının daralmasına yol açsa da ekolojik denge çerçevesinde varlığını sürdürmeye devam etmişlerdir. Böylece doğada üstlerine düşen polinatörlük görevini yerine getirmişlerdir. İnsanların bal tüketimine yönelmesi sonucunda da arıcılık bir tarımsal uğraş alanı olarak gelişmiştir. Gerek gıda gerekse ilaç olarak kullanılması ise arıcılığın önemini toplumlar nezdinde artırmıştır. Günümüzde de bal arılarının üretmekte olduğu bal ve diğer arı ürünleri insan sağlığı bakımından halen eski önemini korumaktadır.

Doğada polinatörlerin yaşam alanlarının daralmasından ortaya çıkan boşluğu, insan eliyle yaygın yetiştiriciliği yapılan bal arısı kolonileri doldurmaktadır. Ne yazık ki son yıllarda yaşanan arı ölümleri nedeniyle bal arısı popülasyonunda da düşme yaşanmaktadır. Bu nedenle bal arılarında yaşanmakta olan kayıpları bir an önce engellenmek, biyolojik çeşitliliği korumak ve doğanın sunduğu tedarik edici hizmetlerin sürekliliğini sağlamak için arıları olumsuz etkileyen çevresel koşullara karşı koruyan çalışmalara hız ve destek verilmesi gerekmektedir.

Arıları yok eden tarım kimyasalları kullanılmamalı
Bal, diğer tarımsal ürünlerin aksine herhangi bir işleme tabi tutulmadan insanlar tarafından doğrudan tüketilebilen gıda kapsamındadır. Üretiminden tüketim aşamasına kadar hijyen koşullarına uyulması zorunludur. Bu nedenle bal üretiminin yapıldığı alanlarda arılara zararlı tarım kimyasallarının kullanılmamasına ve temiz su kaynakları bulundurulmasına dikkat edilmelidir.

Tarım kimyasalları çevreyi kirletmesi ve insan sağlığına zarar vermesi yanında bal arısı başta olmak üzere polinatör böceklerin ölümüne neden olduğu gibi çiçekli yabani bitkilerin yok edilmesini sağlayarak beslenme alanlarını da daraltmaktadır. Sonuçta böceklerin varlığının azalması ve neslini sürdürmesi tehlikeye girmektedir. Ayrıca tarım kimyasallarının çeşitli yollarla nektar ve polen kaynaklarına bulaşması sonucunda tarlacı bal arıları ya çiçek üzerinde iken ölmekte ya da koloniye getirdiği nektarı diğer bireylerle paylaşarak koloninin ölmesine neden olmaktadır. Daha ileriki süreçte ise tarım kimyasalı bulaşıklığı olan nektardan elde edilen bal, analiz edilmeden pazara sürülerek insan tüketimine sunulduğu takdirde insanlarda ölümlere değin varabilecek sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Doğa ve temiz su kaynakları korunmalı
Her canlıda olduğu gibi bal arıları da yaşamları süresince suya gereksinim duymaktadır. Gerek yavru besini hazırlanmasında gerekse koloni içerisinde sıcaklığın ayarlanmasında su yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle sürdürülebilir ve sağlıklı arıcılık yapabilmek amacıyla bal arılarına doğal ve temiz su kaynağı sağlanmalıdır. Aksi halde bal arıları çevrede bulunan kirli ve bulaşık su kaynaklarından yararlanarak gereksinimini gidermekte, koloni sağlığını da tehlikeye atmaktadır. Bunun yanında ürettiği balda bulaşıklık olabilmekte ve insan sağlığı da tehlikeye girebilmektedir. Bu amaçla bal arılarının yararlanması amacıyla her arılıkta sağlıklı ve kaliteli içme suyu bulundurulmalı, varsa çevrede bulunan kirli su kaynaklarının ıslahı yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Çevreyi temiz tuttuğumuz oranda arının ve böylece balın sağlığının da korunacağı unutulmamalıdır.

Sürdürülebilir ve verimli arıcılığa özen gösterilmeli
Arıcılık sektöründe çalışmakta olan arıcıların sürekli ve kesintisiz bir şekilde eğitimlerinin gerçekleştirilmesi, bilimsel yenilik ve uygulamaların en kısa sürede hedef kitleye ulaştırılması çok önemlidir.

Bal ve diğer arı ürünleri tüketimine özen gösterilmeli
Bunun yanında arı ürünleri tüketiminin de teşvik edilerek sektörün ekonomik bir faaliyet olarak öne çıkmasına katkıda bulunulmalıdır. Zira ekonomik getirisi olmayan bir sektörün gelişmesi olası değildir. Ayrıca bal arılarının sadece arı ürünü bakımından değil, polinasyon bakımından da doğaya sağladığı katkı ön plana çıkarılmalıdır.

Bal, insan sağlığına olduğu kadar arı sağlığına da katkı sağlayacak besin maddesidir. İçerik itibariyle arının kışlık tüm gereksinimlerini giderebilecek bir yapıda olması nedeniyle bal arıları için ideal, dengeli ve yeterli bir beslenme diyetinin ayrılmaz parçasıdır. Bu anlamda insanlar tarafından tüketilmesi de benzer sağlık ve beslenme koşullarına katkı sağlayacaktır. Doğal, sağlıklı ve kaliteli bal tüketildiğinde sağlığa, arıya, arıcıya ve doğaya katkı sağlanmış olacaktır. Çünkü bal tüketimi arttıkça arıların daha çok çalışmasına, böylece tozlaşmaya katkı sağlayarak bitkisel üretimin artmasına, arı ürünleri üretiminin artırılmasına, arıcılık mesleğinin sürdürülebilirliğine katkı sağlamış olunacaktır.